Pnömoni (Zatürre) Nedir? Pnömoninin Belirtisi Nelerdir?

Pnömoni, halk arasında zatürre olarak bilinmektedir. Akciğerlerde bulunan alveol adlı hava keseciklerinin enfeksiyonu ve iltihabıdır. Oldukça ciddi bir enfeksiyondur. Eksi zamanlarda, ölüm erlerinin lideri olarak biliniyordu. Son yüzyılda yaşanan bilimsel çalışmalar ve çeşitli ilaçların geliştirilmesiyle, daha iyi ve daha hızlı bir şekilde tedavi edilmeye başlandı.

Akciğerlerin küçük bir alanınını tutabildiği gibi, büyük alanları veya her iki akciğeri de tutabilir bu hastalık. Başlangıç döneminde grip benzeri belirtiler ile ortaya çıksa da, ilerleyen zamanlarda oldukça ciddi bir akciğer hastalığı haline gelebilir.

Pnömoni, çoğunlukla bakterilerin ve virüslerin enfeksiyonu ile oluşmaktadır. Dünyada her yıl 450 milyon kişinin zatürre olduğu tahmin edilmektedir. Hayatı tehdit edebilen Pnömoniler nedeniyle, her yıl 4 milyon kadar hastanın öldüğü tahmin edilmektedir. Bu yazıda Pnömoninin ne olduğunu, nedenlerini, belirtilerini ve diğer pek çok detayı bulabileceksiniz.

pnomoni-zatürre-nedir-nedenleri-nelerdir-nasil-olusur-kimlerde-gorulur-belirtisi-cesitleri

Pnömoni (Zatürre) Nedir?

Pnömoni, çeşitli mikropların yol açtığı bir akciğer hastalığıdır. Bu akciğer hastalığında, akciğerlerin en küçük ve en önemli parçaları olan alveoller etkilenir. Alveoller, temiz ve kirli hava alışverişinin gerçekleştiği hava kesecikleridir. Pnömonide, akciğerlerin alveol adı verilen parçalarında enfeksiyon gelişir. Bu yapıların enfekte olması oldukça güçtür, enfekte olduğunda ortaya çıkan hastalık ise oldukça önemlidir.

Pnömoniye yol açan en önemli etkenler, bakteriler ve virüslerdir. Mantarlar, parazitler ve bazı diğer mikroplar nedeniyle de oluşabilir. Akciğerlerin lobüllerler adı verilen daha küçük parçalarını etkileyebilecekleri gibi, lobülleri (lober pnömoni) ve bronşları (bronkopnömoni) da etkileyebilirler. Bazı hastalarda her iki akciğerin de enfekte olduğu ve iltihaplandığı görülür.

Zatürre, oldukça sık görülen bir enfeksiyondur. Dünyada her yıl 450 milyon kişinin bu hastalığa yakalandığı ve bu hastaların %7‘sinin (4 milyon kişinin) zatürre nedeniyle öldüğü tahmin edilmektedir. Ülkemizde görülen en sık enfeksiyonlardan biridir. Türkiye’deki en sık 5. ölüm nedenidir ve enfeksiyona bağlı ölümler arasında 1. sırada yer almaktadır.

Pnömoni, bulaşıcı hastalıklardan biridir. Tükürük, solunum, hapşırma ve salgılar nedeniyle bulaşabilmektedir. Hasta yakınlarının dikkatli olması gerekmektedir. Her ne kadar ölümcül olabilse de, zamanında yapılacak uygun tedavi ile hastalar kolayca iyileşebilmektedir.

Pnömoni (Zatürre) Çeşitleri Nelerdir?

Ortaya çıkardığı belirtiler ve tedavi yaklaşımları nedeniyle iki çeşidi bulunmaktadır. Tipik ve atipik (tipik olmayan) Pnömoniler olarak ikiye ayrılır. Özellikleri şunlardır:

Tipik Pnömoni:

Pnömoninin bilinen hali aslıda budur. Hızlı olarak başlar ve şiddetli belirtiler ile kendini gösterir. Yüksek ateş, bol miktarda balgam çıkarma, üşüme, titreme, nefes darlığı gibi şikayetler ili kendini gösterir. Hızlı ortaya çıktığı gibi hızlıca da tedavi edilebilir.

Atipik Pnömoni:

Zatürrenin daha az bilinen halidir. Yavaş yavaş ortaya çıkar ve belirtileri çok şiddetli değildir. Uzun süreli ve kuru öksürük en önemli belirtisidir. Ateş yüksekliğine pek rastlanmaz. Akciğer ile ilgili şikayetlerden çok, diğer vücut bölümlerine ait şikayetler vardır. Kas ağrıları, bulantı, kusma, halsizlik, baş ağrısı gibi.

Pnömoninin (Zatürre) Nedenleri Nelerdir?

Pnömoniye ya da halk arasında daha çok bilinen adıyla zatürreye yol açan birçok neden bulunmaktadır. En önemli nedenler, bakteriler ve virüslerdir. Bu mikroplar nedeniyle, akciğerlerin alveol adlı hava kesecikleri enfekte olur ve şiddetli bir akciğer hastalığı ortaya çıkar. Zatürrenin oluşmasına yol açan nedenler şunlardır:

Bakteriler:

Toplum kökenli olarak oluşan Pnömonilerin %50’sinin sebebi Streptococcus pneumoniae adlı bakteridir. Bu bakteri dışında zatürreye yol açan birçok bakteri daha bulunmaktadır. Bunlar; haemophilus influenzae, chlamydophila pneumoniae, mycoplasma pneumoniae, staphylococcus aureus, moraxella catarrhalis, legionella pneumophila‘dır.

Virüsler: 

Pnömoni hastalığının üçte biri virüs kökenlidir. Zatürreye yol açan virüsler şunlardır; rinovirüs, coronavirüs, influenza virüsü, respiratuar sinsityal virüs, adenovirüs, parainfluenza, herpes simplex virüs, sitomegalovirüs ve hantavirüs.

Mantarlar:

Mantarlara bağlı olarak görülen Pnömoniler sık değildir. Bağışıklık sisteminde problem olan hastalarda mantar pnömonisi ortaya çıkabilmektedir. Zatürreye yol açan mantarlar şunlardır; histoplasma capsulatum, blastomyces, cryptococcus neoformans, pneumocystis jiroveci ve coccidioides immitis’dir.

Parazitler:

Çok nadir olsa da zatürreye yol açan parazitlerin olduğu da bilinmektedir. Yol açan parazitler şunlardır; toxoplasma gondii, strongyloides stercoralis, ascaris lumbricoides, plasmodium malariae ve paragonimus westermani‘dir.

Diğer Nedenler:

Akciğerin dokusunu yıkan çeşitli hastalıklar (diffüz akciğer hastalığı vs), tozlar, akciğere kaçan yabancı cisimler, çeşitli zararlı ışınlar, klor gazı, azotoksit buharı ve diğer pek çok kimyasal maddeyle de zatürrenin oluştuğu bilinmektedir.

Pnömoninin (Zatürre) Belirtisi Nelerdir?

Pnömoni, oldukça ciddi bir enfeksiyondur. Ülkemizde, enfeksiyon hastalıklarına bağlı olarak görülen ölümlerin en sık nedenidir. Böyle ciddi bir hastalığın belirtilerini tanımak faydalı olacaktır. Hemen aşağıda, Pnömoninin tüm belirtilerini bulabilirsiniz.

1. Ürperme, Üşüme ve Titreme

Ciddi enfeksiyonlarda görülen en önemli belirtilerden biri titremedir. Pnömonili hastaların, gün içinde birkaç defa titremeye başladığı ve bu durumun bazen bir saat kadar sürebildiği görülmektedir. Hastalarda ateş yüksekliği olmasına karşın şiddetli üşüme olduğu da görülmektedir.

2. Yüksek Ateş

Özellikle tipik Pnömonilerde görülmektedir. Ateşin 40 dereceyi aştığına şahit olabilirsiniz. Oldukça ciddi bir enfeksiyon olan zatürrede, ateş yüksekliği sık sık olur. Akciğer enfeksiyonu şüphesi ve ateş yükseliği ile akla ilk olarak Pnömoni gelmelidir.

3. Öksürük

Akciğerlerin en küçük yapıları olan alveollerin iltihaplandığı görülür. Alveollerin içinde sıvı ve mukus toplandığı görülür. Ayrıca enfeksiyona bağlı olarak alveollerde hasar da görülebilmektedir. Tüm bu nedenler sonrasında, öksürük refleksi tetiklenir. Bazen boğulur tarzda öksürük nöbetleri oluşabilmektedir.

Tipik pnömonilerde görülen öksürük çoğunlukla balgam ile beraberdir. Atipik pnömonilerde görülen öksürük çoğunlukla kuru öksürüktür ve çok uzun süreli olarak görülür.

4. Yoğun Kıvamlı Balgam

Alveollerin içinde sıvı ve mukus salgısı artar. Öksürük ile sık sık dışarıya balgam atılır. Balgam miktarı, enfeksiyonun şiddetine göre çok fazla olabilmektedir. Atılan balgam, farklı renklerde olabilir. Sarı, yeşil, gri ve pas renginde balgamla karşılaşılabilmektedir.

Hastaların balgam çıkarması oldukça önemlidir. Bu yüzden sırta hafif hafif vurulması tavsiye edilmektedir. Atılan balgam ile birlikte mikroplar da atılmaktadır. Enfeksiyonun iyileşmesi için önemlidir bu durum.

5. Bıçak Saplanır Tarzda Ağrı

Pnömoni hastalarında ağrı görülmektedir. Hastalar öksürdüğünde, göğüste batma ve sırtta ağrı oluşmaktadır. Bu ağrı bıçak saplanır tarzdadır ve oldukça şiddetlidir. Birçok hasta, hastalığı atlattıktan sonra bu hastalığı çektikleri acıyla hatırlamaktadır.

6. Nefes Darlığı

Akciğerin küçük bir kısmında enfeksiyon olabileceği gibi, her iki akciğeri de tutan büyük bir enfeksiyon da olabilir. Hastadan hastaya değişmekle birlikte, etkilenen alveol alanları nedeniyle nefes darlığı gelişir. Bazı hastalarda hastanede yatışa sebep olacak kadar şiddetli olabilir bu durum.

7. Diğer Belirtiler

Akciğerlerin bu önemli enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan daha birçok belirti bulunmaktadır. Bu belirtileri uzun uzun açıklamak gerekmeyeceği için bu madde altında toplayacağım. Pnömoniye bağlı olarak görülen diğer belirtiler şunlardır:

• Hırıltılı solunum

• Derin soluma ve bazı hastalarda hızlı hızlı soluma

• Boğaz ağrısı

• Yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık

• Ağız kuruluğu, aşırı susama

• Tüm vücutta kemik ve kas ağrıları

• Baş ağrıları, baş dönmesi ve bayılma

• Dudaklarda ve parmak uçlarında mavileşme

• Bilinç kaybı ve algıma bozukluğu

• Çok ileri vakalarda koma ve ölüm

NOT:  Bu yazı bir Doktor tarafından, hastaları ve hastalık potansiyeline sahip kişileri bilgilendirmek amacıyla yazılmıştır. Herhangi bir tanı ve tedavi amacı yoktur. Yukarıda gördüğünüz şikayetlere sahipseniz bir Göğüs Hastalıkları Doktoruna muayene olmanızda fayda var.

Leave a Reply