Meniere Hastalığı Nedir? Menierenin Belirtisi Nelerdir?

Meniere hastalığı, iç kulak bölgesinde bulunan endolenf adlı sıvının salınımındaki artış veya emilimindeki azalış ile ortaya çıkan bir kronik hastalıktır. İç kulak, duyma fonksiyonları için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca bu bölge, vücudumuzun denge merkezidir. İç kulaktaki bu hastalık nedeniyle, başta baş dönmesi olmak üzere birçok şikayet ortaya çıkar.

Meniere hastalığı, halk arasında iç kulak tansiyonu olarak bilinmektedir. Neden ve nasıl oluştuğu konusunda tam bir açıklama yoktur. Hastalığa sahip bireylerde, ataklarla seyreden baş dönmesi (vertigo) atakları görülür.

Her bir ataktan sonra duyma fonksiyonları etkilenir ve uzun bir süreç sonunda işitme kaybı oluşabilmektedir. Genellikle 40-70 yaş arası bireylerde görülmektedir. Kadınlarda bir miktar daha sık görüldüğü bilinmektedir.

Meniere hastalığının tedavisi konusunda büyük çalışmalar olsa da, net olarak bir tedavisi bulunmamaktadır. Meniere hastalığının ne olduğu, nedenleri, belirtileri ve diğer pek çok detayı bu yazıda bulabilirsiniz.

meniere-hastaligi-nedir-nedenleri-nelerdir-endolenf-belirtisi-nelerdir.jpg

Endolenf Nedir?

Kulak; dış, orta ve iç kulak olarak üç parçaya ayrılmaktadır. İç kulak bölmesinin iki temel görevi bulunmaktadır. Sesin algılanması ve dengenin sağlanması. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için iç kulakta bulunan endolenf adlı sıvıdan bahsetmeliyim.

Endolenf sıvısı, iç kulakta bulunan kohlea adlı yapının içerisinde bulunmaktadır. Endolenf sıvısının içerisinde bulunan titrek tüylü hücrelerin hareketi ile beyine bazı bilgiler gönderilir. Bu bilgiler, vücudun dengesi ile ilgilidir.

Tüm vücut içerisindeki en fazla potasyum, endolenf adlı bu sıvıda bulunmaktadır. Vücutta bulunan hiçbir sıvıya benzememektedir bu özelliği ile.

Meniere Hastalığı Nedir?

Meniere hastalığı, endolenf sıvısının salınımındaki artış veya emilimindeki azalış nedeniyle oluşan hastalıktır. Tıbbi literatürde “idiyopatik semptomatik endolenfatik hidrops” olarak tanımlanır. Bu isimlendirme şu anlama gelir; sebebi bilinmeyen, semptomlar veren ve endolenf sıvısının fazlalaşmasıdır.

Halk arasında, iç kulak tansiyonu olarak bilinmektedir. Bu tansiyon, yüksek tansiyon (hipertansiyon) ile karıştırılmamalıdır. Endolenf sıvısındaki artış nedeniyle vücut dengesinde problemler ortaya çıkar ve hastalarda baş dönmesi atakları görülür.

Meniere hastalığı ilk kez 1861 yılında Fransız Doktor Prosper Meniere tarafından tanımlanmıştır. Ani başlangıçlı ve şiddetli baş dönmesi, kulakta dolgunluk hissi, değişim gösteren işitme problemleri ve kulakta çınlama ile kendini gösterir.

Hastaların en büyük şikayeti, oldukça şiddetli olan baş dönmeleridir. Denge merkezinde yaşanan problem nedeniyle oluşan bu durum 24 saatten daha uzun sürmez. Baş dönmesinin süresi  genellikle 30 dakika ile 2 saat arasında değişkenlik gösterir.

Ortalama olarak 40 ile 70 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde ortalama olarak görülme yaşı ise 48‘dir. Hastaların %20’sinde her iki kulakta da problem vardır ve bu hastaların şikayetleri çok daha fazladır. Genellikle tek kulaktan kaynaklıdır.

Kronik bir hastalık olan Meniere hastalığı, toplumlarda binde 0,5-7,5 oranında görülmektedir. Kadınlarda bir miktar daha sık görülmektedir. Ülkemizde 140.000 Meniere hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Endolenf sıvısı, çok düşük hacimli bir sıvıdır. Endolenf sıvısının artışıyla oluşan Meniere hastalığının tedavisi konusunda birçok seçenek bulunmaktadır. Bu tedaviler, çoğunlukla hastaları rahatlatır ve baş dönmesi ataklarını azaltır. Halen net bir tedavisi bulunmamaktadır.

Meniere Hastalığı Nasıl Oluşur?

Meniere hastalığının nasıl oluştuğu konusunda tam bir açıklama bulunmamaktadır. Bu konuda çeşitli teoriler üretilmiştir. En çok kabul gören teoriye göre; endolenf sıvısının üretiminde veya emiliminde problem vardır. Bu yüzden endolenf artar.

Endolenf sıvısının artması ile membranöz labirentte basınç artışı olur. Membranöz labirentin çeşitli yerlerinden yırtılmalar olur ve bu sıvı perilenfatik adlı aralığa dökülür. Bu dönemde baş dönmesi atağı ortaya çıkar ve süresi hastadan hastaya göre değişir.

Yırtılan zarın tamir olmasıyla denge tekrardan sağlanır ve bir sonraki atağa kadar bir problem oluşmaz. Yukarıda anlattığım düzen ile Meniere hastalığında görülen baş dönmesi atakları oluşmaktadır.

Yırtılan zardan akan endolenf sıvısı, vestibüler sinire zarar verir. Her atak ile birlikte zarar miktarı artar. Uzun dönemde oluşan birçok atak sonucunda, vestibüler sinir hasarı fazlalaşır. Bu sinir, işitme siniridir ve hasarı ile işitme kaybı (duyamama) görülür.

Meniere Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Meniere hastalığının endolenf sıvısının artışı ile oluştuğunu önceki bölümlerde aktarmıştım. Endolenf sıvısının üretiminin artması veya bu sıvının boşalmasını sağlayan kanalların tıkanması ile oluştuğu düşünülmektedir.

Endolenfin üretimini arttıran, emilimini ve boşaltımını azaltan nedenler konusunda tam bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak sıvı artışına neden olan veya kanal tıkanıklığına yol açan bazı nedenler bilinmektedir. Bu nedenler şunlardır;

~ Kulak, yüz veya kafa travmaları

~ Geçirilmiş kulak veya kafa cerrahisi

~ Boşaltıcı kanalların doğuştan dar olması

~ Genetik etkenler (

~ Geçirilmiş kulak, göz ve beyin enfeksiyonları

~ İç kulak iltihabı

~ Alerjik bünye

~ Bağışıklık sistemi hastalıkları

~ Ciddi enfeksiyonlar

Oluşumuna yol açan nedenlerden bazılarının bunlar olduğu düşünülmektedir. Bu nedenler haricinde Meniere hastalığında oluşan ataklara sebep olan bazı nedenler bulunmaktadır. Bu nedenler; kontrolsüz şeker hastalığı (diyabet), kontrolsüz yüksek tansiyon, kontrolsüz kolesterol, guatr hastalığı, nörolojik hastalıklar, psikiyatrik hastalıklar, alerjenler gibi nedenlerin atakları sıklaştırdığı düşünülmektedir.

Meniere Hastalığının Belirtisi Nelerdir?

Meniere hastalığı nedeniyle görülen belirtiler, sık sık diğer hastalıklar ile karıştırılabilmektedir. Bu durumun nedeni, hastalığın görülme sıklığının az olması ve belirgin olmayan belirtilerdir.

Bazı hastalarda baş dönmesi kısa sürelidir, bu yüzden en önemli belirtiyi fark etmezler. İşitmenin uzun dönemde bozulması nedeniyle de hastalığın görülmesi gecikebilir. Meniere hastalığında görülen tüm belirtiler şunlardır:

1. Baş Dönmesi (Vertigo)

Yukarıdaki bölümlerde baş dönmesinin nasıl oluştuğunu detaylıca açıklamıştım. Meniere hastalığında görülen baş dönmesi oldukça şiddetlidir. Hastalar, çevrelerinin döndüğünü hissederler ve ayakta duramazlar.

Baş dönmesi, aniden başlar ve şiddetlidir. Baş dönmesi nedeniyle hastalar uykularından uyanabilirler. Baş dönmesi sırasında hastaların ayakta duramadığı ve oturamadığı görülür. Sırt üstü yatış pozisyonuna geçerler.

Baş dönmesinin etkisiyle bazı ek belirtiler oluşur. Nefes alışverişinin artması, soğuk soğuk terleme, baygınlık hissi, ölüm korkusu, vücutta solukluk, bulantı ve kusma da beraberinde görülmektedir.

2. Baş Dönmesinin Ataklarla Seyretmesi

Meniere hastalığı, ataklarla seyreden kronik bir hastalıktır. Baş dönmesi ve diğer şikayetler sürekli değil, kısa bir dönem içindir. Ortalama olarak bir baş dönmesi atağı 30 dakika ile 2 saat arasındadır, 24 saati geçmesi beklenmez.

Baş dönmesi atağı, hastalığın başlangıç döneminde yılda 1-2 defa görülmektedir. Meniere hastalığının ilerlemesiyle beraber yılda 6-11 atak görülebilmektedir. Her bir atak ile beraber işitme duyusu daha da etkilenir.

Atak sıklığının az olduğu ve atağın kısa sürdüğü hastalar, Meniere hastalığı tanısını daha geç alırlar. Ancak her bir atak ile beraber işitme kaybı daha da artar. Bu yüzden en erken vakitte bir uzmana danışılmalıdır.

3. İşitme Kaybı

Meniere hastalığı nedeniyle oluşan en önemli belirti ve en kötü sonuçtur. Yazının önceki bölümlerinde endolenf sıvısının vestibüler sinirine zarar vermesiyle işitme duyusunun etkilendiğini detaylarıyla açıklamıştım.

İşitme kaybının bazı özellikleri bulunmaktadır. Tek taraflı veya çift taraflı olabilir. Alçak frekansları tutan bir işitme bozukluğu oluştuğu için, aşırı seslere karşı büyük hassasiyet görülür. İşitme seviyesi gün içinde değişiklik gösterir.

İşitme kaybının ilerlemesiyle beraber çınlama da ortaya çıkmaktadır. Meniere hastası tüm bireylerin %2’sinin tüm işitme duyusunun kaybettiği bilinmektedir. Her iki kulak arasında işitme farkı %43 hastada görülür.

İşitme kaybının önüne geçilebilmektedir. Her atak ile birlikte işitme kaybı derinleşmektedir. Meniere hastalığı ataklarının sıklığını arttıran faktörlerin azaltılması ve ek bazı tedaviler ile ataklar azaltılabilmektedir.

4. Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Meniere hastalığı nedeniyle oluşan bir diğer belirti de kulak çınlamasıdır. Kulak çınlaması hastalığın ilk aşamalarında oluşabileceği gibi, ilerleyen zamanlarda da oluşabilmektedir. Her bir atak ile birlikte artış gösterebilmektedir.

Kulak çınlaması (tinnitus) sadece atak döneminde olabileceği gibi ataklar arasındaki uzun sürelerde de olabilir. Meniere hastalığı nedeniyle oluşan kulak çınlaması, diğer sebeplere göre daha şiddetlidir. Hastalar tarafından çığıldama ve gürleme olarak tarif edilir.

5. Kulakta Dolgunluk ve Basınç Hissi

Meniere hastalığı nedeniyle oluşan bir diğer önemli belirtidir. Her hastada görülmeyebilir. İşitme kaybı, baş dönmesi ve kulak çınlaması ile birlikteliği, akla Meniere hastalığını getirmektedir.

Kulakta dolgunluk ve basınç hissi, bazı hastalarda Meniere atağının ve gelecek baş dönmesinin habercisi olarak ortaya çıkmaktadır. Dolgunluk ve basınç hissi, bazen birkaç saat bazen de günlerce sürebilmektedir. Etkilenen kulağın bulunduğu baş ve boyun bölgesinde de dolgunluk ve basınç hissi oluşabilmektedir.

6. Diğer Belirtiler

Meniere hastalığını şüphelendiren en önemli belirtiler; ataklarla seyreden baş dönmesi ve işitme kaybıdır. Diğer bazı önemli belirtiler hemen yukarıdaki maddelerde görülmektedir. Bu belirtiler dışında bazı ek diğer belirtiler de görülebilmektedir. Diğer belirtiler şunlardır; soğuk soğuk terleme, bulantı ve kusma, ishal, ölüm korkusu, atak sonrasında büyük halsizlik hissetme, baş dönmesi atağı oluşumundan korkma, atak sonrası hafif veya şiddetli baş ağrısı gibi diğer bazı belirtiler de oluşabilmektedir.

NOT: Bu yazı bir Doktor tarafından, hastaları ve hastalık potansiyeline sahip kişileri bilgilendirmek amacıyla yazılmıştır. Herhangi bir tanı ve tedavi amacı yoktur. Yukarıda gördüğünüz şikayetlere sahipseniz bir Kulak-Burun-Boğaz Doktoruna muayene olmanızda fayda var.

Leave a Reply