Kabakulak Nedir? Belirtisi Nelerdir?

Kabakulak, genellikle çocukluk çağında görülen ve tükürük bezlerini tutan, virüs kaynaklı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu hastalığa yol açan etken, zarflı RNA virüslerinden olan Paramyxoviridae ailesinden kabakulak virüsüdür. Virüs, en büyük tükürük bezi olan parotis bezini enfekte eder ve Kabakulak adlı hastalığın ortaya çıkmasını sağlar.

Her yaştan insanı etkileyebilen bir hastalık olsa da, özellikle 5-14 yaş arasındaki çocuklarda görülmektedir. Pek çok virüs enfeksiyonu gibi, bulaşıcı bir hastalıktır. Temas veya damlacık yoluyla diğer insanlara bulaşabilir. Hastalık geçirildikten sonra büyük olasılıkla bağışıklık kazanılmış olur.

İrili ufaklı birçok tükürük bezi bulunmaktadır, bu bezlerde en büyüğü parotis bezidir ve yanağın sağ ve solunda bulunur. Kabakulak enfeksiyonuna yol açan virüs, büyük çoğunlukla parotis bezine yerleşir ve burada iltihaplanmaya yol açar. Tükürük bezinde şişme, ateş, ağrı gibi birçok belirti ortaya çıkar.

Kabakulağın aşısı vardır ve insanları hastalıktan koruma olasılığı oldukça yüksektir. İki doz şeklinde uygulanan bu aşı, ülkemizde 1 yaşında ve ilkokul 1.sınıfta uygulanmaktadır. Kabakulağın ne olduğu, nedenleri, belirtileri ve diğer pek çok detay hakkında bilgilere bu yazı ile ulaşabilirsiniz.

kabakulak-nedir-nedenleri-nelerdir-nasil-olusur-belirtisi-nelerdir-kabasis

Kabakulak Nedir?

Kabakulak, genellikle tükürük bezlerini tutan bir virüs enfeksiyonudur. Halk arasında kabaşiş olarak bilinmektedir. Zarflı RNA virüsleri kategorisinde bulunan Paramyxoviridae ailesi içerisindeki kabakulak virüsü nedeniyle oluşmaktadır. Çeşitli şekillerde hastalara bulaşan bu virüs, tükürük bezlerine yerleşir ve bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olur.

İrili ufaklı birçok tükürük bezi bulunmaktadır. Bunlardan en büyüğü, yanağın her iki yanında bulunan parotis bezidir. Virüs, genellikle parotis bezinin iltihaplanmasına yol açar ve bu bölgede şişkinlik oluşturur. Bu duruma tibbi literatürde parotitis epidemica adı verilmektedir.

Çocuk hastalığı olarak bilinmektedir. İlkbahar ve kış mevsimlerinde daha sık ortaya çıkmaktadır. Özellikle 5-14 yaş arasındaki çocuklarda daha sık görülmektedir. Tüm yaşlarda ve her iki cinsiyette de görülebilmektedir. Çocukluk çağında görülen hastalık, pek şiddetli değildir. İleri yaşlarda görülen Kabakulağın birçok ciddi komplikasyonu olabilmektedir.

Bulaşıcı bir hastalıktır. Hastaların, solunum yoluyla attıkları damlacıklar ve temasları ile bulaşabilmektedir. Hasta yakınlarının bu konuda dikkatli olması gerekmektedir. Hastalığa yakalanan kişilerin %20’sinde şikayete sebep olacak belirtiler görülmez. Yaklaşık olarak %30 hastada ise, basit üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde belirtiler olur.

Çocukluk çağında geçirilen Kabakulağın ciddiyeti yüksek değildir. İleri yaşlarda görüldüğünde ise oldukça ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu yaşlarda, erkeklerde testisleri kadınlarda yumurtalıkları etkileyerek kısırlığa (infertilite) yol açabilir. Ayrıca; menenjit, ensefalit, pankreatit ve işitme kaybına da yol açabilmektedir.

Birçok virüs enfeksiyonunda olduğu gibi Kabakulağa da net bir tedavi üretilememiştir. Genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden geçmektedir. Belirtilerin hafiflemesine ve vücut direncine yardımcı olacak ilaçlar ile birlikte istirahat tavsiye edilmektedir.

Kabakulağın Nedenleri Nelerdir?

Yazının önceki bölümlerinde de değindiğim üzere, Kabakulağa yol açan etken virüslerdir. En sık bilinen etkeni ise  Paramyxoviridae ailesinden kabakulak virüsüdür. Bu virüsün çeşitli yollarla hastalara bulaşması ile ortaya çıkmaktadır.

Paramyxoviridae dışında bu hastalığa yol açan birkaç virüs daha vardır. Coxsackie ve influenza adlı virüsüler nedeniyle de Kabakulağın oluştuğu bilinmektedir. Bu virüsler nedeniyle de hastalık oluşabilse de, büyük çoğunlukla Paramyxoviridae ailesine ait virüsler neden olmaktadır.

Kabakulak Nasıl Oluşur?

Kabakulağın oluşumuna ve bulaşmasına sebep olan yol, çoğu zaman damlacık yoludur. Hastalığa sahip bireylerin tükürükleri, aksırıkları, öksürükleri, burun salgıları, direk temas veya eşyaları ile teması sonucunda diğer bireylere bulaşır.

Virüsün inkübasyon süresi 14-18 gündür. Hastalığa ait ilk belirtiler 14-25 günde ortaya çıkmaktadır. Bu sürenin uzun oluşu, hastalığa yakalanabileceğiniz düşüncesini genellikle ortadan kaldırır. Hastalığa ait ilk belirtilerin üst solunum yolu hastalıklarını taklit etmesi nedeniyle, teşhisi ve tedavisi gecikebilmektedir.

Hastalığa ait belirtilerin ortaya çıkmasında 2 gün önce ve 5 gün sonrası oldukça önemlidir. Çünkü bu dönem, hastalığın en bulaştırıcı olduğu zamandır. Bu zaman aralığında, aşılanmamış ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin korunması faydalı olacaktır.

Kabakulağın Belirtisi Nelerdir?

Kabakulak nedeniyle ortaya çıkan belirtileri bu başlık altında açıklamaya çalışacağım. Tükürük bezlerinizde şişkinlik varsa ve hemen aşağıdaki belirtilerden bazılarına da sahipseniz, bu hastalığa yakalanmış olabilirsiniz. Kabakulağın görülen tüm belirtileri şunlardır.

1. Grip Benzeri Belirtiler

Kabakulak geçiren hastaların %20‘sinde hiçbir belirti ortaya çıkmaz. Bir grup hasta da ise ortaya çıkan belirtiler, üst solunum yolu hastalıklarında ortaya çıkan belirtiler gibidir. Hafif ateş, halsizlik, yorgunluk, kırgınlık, ara ara burun akıntıları gibi. Kabakulağa yakalanan hastaların birçoğunda bu belirtiler olsa da, %30 kadar hastada sadece üst solunum yolu enfeksiyonuna ait belirtiler vardır.

2. Tükürük Bezi Şişliği

Yazının önceki kısımlarında, bu hastalığın nasıl oluştuğunu ve tükürük bezlerine nasıl yerleştiğini açıklamıştım. Tükürük bezlerine yerleşen virüs burayı enfekte eder. Enfekte olan tükürük bezlerinde iltihaplanma ve ödem gelişir, böylece şişmeye başlar.

Kabakulağın en çok etkilediği tükürük bezi, parotis bezidir. Yanağın her iki tarafından yerleşen parotis bezi iltihaplanınca, kulakların ön, arka ve alt tarafının şiştiği görülür. Bu şişlik bazen çok fazla olabilmektedir.

Submandibular ve sublingual adı verilen tükürük bezlerinde de Kabakulak ortaya çıkabilmektedir. Dilin ön ve arka taraflarının veya çenenin alt tarafının şişliği görülür bu bezlerin enfeksiyonunda. Hastadan hastaya değişmekle birlikte, bazen tek taraflı bazen de çift taraflı parotis bezi şişliği görülmektedir.

3. Tükürük Bezlerinde Hassasiyet ve Kızarıklık

Kabakulağın ortaya çıktığı tükürük bezlerinde, ek bazı belirtiler ortaya çıkar. Bölgenin enfeksiyonu nedeniyle, kan akımı artar ve kızardığı görülür. Bu durum dış taraftan da görülebileceği gibi, ağız içinden de görülebilmektedir. Kızarıklığın ortaya çıktığı dönemlerde, tükürük bezlerinin daha hassas olduğu, yeme ve içme durumlarında hassasiyet geliştiği gözlenir.

4. Tükürük Bezlerinde Ağrı

Bu hastalığa ait en önemli iki belirti, tükür bezlerinin şişmesi ve bu bölgede ağrı oluşmasıdır. Enfekte olan tükürük bezleri hem basınç artışı hem de iltihaplanma nedeniyle ağrı oluşturmaya başlar. Yanak bölgesinde görülen bu ağrı, Kabakulak için habercidir.

Gıda maddeleri tüketildiğinde ağrının arttığı görülür. Özellikle acılı ve ekşili yiyecekler ile daha fazla ağrı oluşmaktadır. Hastaların, çiğnemenin daha az gerekeceği besinler tüketmesi ve pipet ile beslenmesi tavsiye edilmektedir.

5. Ateş Yüksekliği

Kabakulağın haberci belirtilerinden biri de ateş yüksekliğidir. Ateşin yüksekliği hastadan hastaya göre fark etmektedir. Bazı hastalarda hafif ateş görülürken, bazı hastalarda 38-39 derecelere ulaşabilen ateş yüksekliği görülmektedir.

6. Yemek Yemekle Artan Ağrı

Yemek yenilmediği zamanlarda yanağın her iki tarafında yerleşen parotis bezinden tükürük salgılanmaz. Yemek yenildiğinde parotis bezinden tükürük salgılanmaya başlar. Bu hastalığa yakalanan hastalar yemek yediğinde, parotis bezinden tükürük salgılanmaya başlar ve parotis bezlerinde ağrı oluşur. Ekşi ve acılı yiyecekler ile daha fazla ağrı oluşur.

7. Diğer Belirtiler

Kabakulak enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler sadece bunlarla sınırlı değildir. Görülen diğer belirtiler şunlardır; karnın alt kısımlarında ağrı, bulantı, kusma, duyma problemleri, kulakta dolgunluk hissi, kulak çınlaması, ağız kuruluğu, yutkunurken yanakta ağrı oluşması, dilde metalik tat, boğaz ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, boğaz ağrısı ve baş ağrısı, testis iltihabı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

NOT: Bu yazı bir Doktor tarafından, hastaları ve hastalık potansiyeline sahip kişileri bilgilendirmek amacıyla yazılmıştır. Herhangi bir tanı ve tedavi amacı yoktur. Yukarıda gördüğünüz şikayetlere sahipseniz bir Çocuk Hastalıkları veya Enfeksiyon Hastalıkları Doktoruna muayene olmanızda fayda var.

Leave a Reply